Kadın, Erkek ve Kutsal Şehvet

*Bu yazı internet denetiminde 18+ olarak kabul edilen cinsel terimler içermektedir.  

Türkiye’nin toplumsal yapısı göz önünde bulundurulduğunda kadınlar için bırakın cinselliği keşfetmeyi, açık açık konuşmak bile söz konusu değil. Erkekler bir köşede öyle ya da böyle cinsel arzularına yönelik  eğitilirken, daha ilk andan, sünnet deneyiminde bile sebepleri en açık haliyle öğrenirken, biz, herkesin bildiği ama kimsenin dile getirmediği bir bilmecenin içinde, şehveti kendi kendimize keşfetmeye mahkum edildik. Peki neden? Kadının libidosu erkekten daha az olduğu için mi? Saçmalık. Ya da söz konusu bekaret olduğunda toplumsal normlar baskın geldiğinden mi? Gerçekten şehvet dediğimiz şey bakirelikten öteye bir yol olmadığını kabullendirmek için ergenlikten itibaren kızlardan gizlenen bir tanımdan ibaret mi? O kimsenin konuşamadığı ama hissettiği bu duygu, ilk kıvılcımını nerede vermişti?

Şehvet 101: REGL

Regl ile yüzleşmeye hazırlandığımız o dönemi bir düşünün. Göğüslerin yavaş yavaş belirmeye, vücudumuzun şekillenmeye, hislerimizin kuvvetlenmeye başladığı, herkes tarafından kabul görülen ergenlik dönemi. Düzen şimdi nasıl bilmiyorum ama henüz o dönemin en başında, ortaokulun sonunda, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından bir kaç tane görevli gönderilmişti okulumuza. Hani şu erkekleri ve kızları ayrı ayrı aldıkları konferansları hatırlayın. Ne konuşulduğunu birbirimize asla söylemediğimiz, aslında vücudumuzun karşı cinse dair ilk uyarıları gönderdiği o saçma anıları getirin gözünüzün önüne.

Ellerinde birer katalog, regl nedir, nasıl gerçekleşir ve doğru ped kullanımı için neler yapılmalıdır sorularına uzmanlardan cevap aldığımız o konferanslar.. Vücudumuzda sıradan ve olağan bir kanamayı, erkeklerden gizli konuşmamız gerektiğini hissettiğimiz o ilk an. Her ne kadar o konferanslarda regl çok olağan, sağlık açısından çok normal olan bir şey gibi anlatılsa da aslında bunun erkeklerden saklanması gereken bir sır olduğunu ilk kez orada hissetmiştik. Çünkü onlar kapının önünde, biz içerideydik. Çünkü ped kullanımı bize ilk kez anlatılırken, laf arasında bu pedi nasıl muhafaza etmemiz gerektiğini, nasıl saklayabileceğimizi de öğretmişlerdi. Aslında her şey böyle, erkekler ayrı bir yerde cinsellik eğitimindeyken, biz bir kanamayı nasıl sızdırmayacağımızı öğrenirken başladı. İki ayrı cinsiyet, birbirinin yaşayacaklarından bir haber, değişimin ilk adımını böyle attı.

Şehvet 102: PORNO

Regl geldi, pedi nasıl kullanacağımız, hatta nasıl saklayacağımız bile detaylıca anlatıldı. Ama hiç kimse çıkıp, bizi heyecanlandıran, vücudumuzu uyaran o duygunun nedenini, bunun bizde yarattığı hissi konuşmadı. Dönem lise. Libidomuz tırmanırken, erkekler kendi aralarında rahat rahat konuşup cinselliği keşfederken biz, hiçbir şey yokmuş gibi sessiz kalmak zorunda hissettik. Çünkü kimse ergenlikle birlikte canlanan libidomuzdan söz etmedi, erkekler porno sitelerinde keşif yaparken içimizden bir ses hep, hayır bu yaptığın yanlış dedi. Neden? Çünkü biz bu normların üzerinde bir yapıda büyüdük. Hep bastırarak, hep yok sayarak. Bu yüzden bir erkeğe karşı duyduğumuz ilk heyecan bize aşk gibi geldi. Ayırt etmeyi bilemedik, cinselliğin üzerine bir fikir beyan edemedik. Ama merak ettik.

O ilk izlediğin porno filmini düşün. Nefret ettin! Çünkü ilk kez gördün ki bu bile, erkeklerin hayal dünyalarını değiştirmek üzerine. 40 dakikanın 30 dakikası ona hazırlanmış, kadın sanki sadece onu tatmin etmek için filme uyarlanmış. Bu yüzden bu sektör kadınlara hep biraz daha uzak kaldı. Çünkü biz beyaz atlı prenslerin anlatıldığı filmlerde, aşk üzerine sayfalarca betimleme yazan kitaplarda kaybolurken, erkekler önce kendi cinsel kimliklerini keşfetmeye başladı. Geçenlerde Twitter’da hemen herkesin gördüğü o tweeti hatırlayın. ‘Kadınların mastürbasyon sırasında orgazm olması 5 dakika, doğru porno filmini seçmesi 1 saat’ demişti bir kullanıcı. Şimdi anlıyor olsakta, o ilk keşif sırasında mastürbasyondan bile bir haber kendi cinselliğimizle kazananı olmayan bir savaştaydık.

Şehvet 103: ORGAZM

Bu kelime burada okuduğunda seni rahatsız ediyorsa, ya kendi cinselliğini henüz keşfetmemişsin ya da keşfetmek için geç kalan bir nesildensin. Tüm araştırmalar gösteriyor ki, kadınlar aktif cinsel yaşama geçtiklerinde bile orgazm için tek çare olarak mastürbasyonu görüyor. Çünkü anlattığım her şeye rağmen karşı koyamadığımız o duygu, bir süre sonra bizi vajinamızı tanımaya itiyor. Kendi cinselliğimizi herkesten gizli, sanki çok yanlış bir şey yaparmış gibi keşfetmeye başlıyor ama asla konuşamıyoruz. Bir partnere sahipken bile hoşlandığımız ya da hoşlanmadığımız şeyleri dile getirmiyor, kendimizi sadece kendi tanıdığımız şekilde tatmin ediyoruz. Çünkü ne kadar fazlasını öğrenirsek öğrenelim cinsellik söz konusu olduğunda bu yalnızca erkek içinmiş gibi davranıyoruz. Libidomuz bizi yönlendirdiği zaman bile, toplumsal baskı benliğimizi yine sessizliğe sürüklüyor. Yine anlatamıyor, yine susmak zorunda hissediyoruz.

Şehvet yalnızca seksten ibaretmiş gibi bir algı varsa bu toplumda, bugün kadınların orgazm olma oranı bu kadar düşükse, erkekler cinsel deneyimlerini kendi zevkleri üzerine konumlandırıp bunu ağızlarına sakız etmişse, bu, toplumsal baskının eseridir. Kadın kaç yaşına gelirse gelsin hala yatakta istediği insan olamıyorsa, şehvet yalnızca seks sanılıyorsa, cinsel deneyim söz konusu olunca akla ilk bekaret geliyorsa, bir yerlerde bir yanlış var demektir. Tercih ettiğin her ne olursa olsun, şehvet seksten bağımsız da hissettiğin bir duygu. Ve bu, yaşarken adına aşk dediğin, sanki hiç öpüşmemiş, ateşin yükselmemiş gibi görmezden geldiğin, tahrik olmak söz konusu olduğunda kendini sorgulama yolunu seçtiğin o duygu, sadece kendine açtığın, mastürbasyon sırasında kendine sakladığın ama toplumda vajina denilince yanaklarını kızarttığın tüm o anlar, toplumsal baskının eseri.

Şehvet 104: LİBİDO

Konumuz hala seks değil, konu hala sensin. Senin cinsel isteğin. Ama bu noktaya kadar bu yazıda yer alan mastürbasyon, vajina, porno, seks ve orgazm kelimeleri seni rahatsız etmediyse, bana hala ön yargıyla yaklaşmıyorsan ve en önemlisi şehveti bekaretten ayrı konumlandırdıysan, kelimelerim doğru bir insana ulaştı demektir. Aksini hissediyorsan, toplumun asırlık baskının sonucunun benim bir yazımla değişmesinin mümkün olmadığı gerçeğiyle yüzleşmek gerekir.

Arzuyu, libidoyu, şehveti kabullenmek seni bu toplumda bambaşka bir konuma getirmez. Hissettiğin ne olursa olsun, bedenin senin. Kontrolde, yönlendirmede senin elinde. Hiç kimse dile getirmese bile, ben en açık sözlü halimle söyleyebilirim. Libidon özellikle regl döneminde yükseldiğinde, kalp atışını hızlandıran o uyarı vücudunu etkilediğinde, herkes hiç yaşamıyormuş gibi davransa da sen aldırma. Çünkü bu duygu herkeste var, bu şehvet bu baskının altında öyle ya da böyle yolunda akar. Herkes aksini söylese de, hatta kimse üzerine fikir beyan etmese bile şehvet, hayatın her köşesinde var. Cinsellik yalnızca yatağa uzanan bir olgu değil. Sen cinsel istekler üzerine şekillenen, seni üremeye iten doğal reaksiyonlar içerisine doğmuş bir varlıksın. Erkekleri memnun etmek, onlara hizmet etmek üzerine konumlandırılmadın. Arzulamak, istemek, keşfetmek ya da sadece hissetmek. Hangisini tercih edersen et, yeter ki kendi cinsel kimliğini keşfet. Çünkü eğer bunun normal olduğunu kabullenir, araştırır, öğrenir, kendini tanımayı seçersen, bir gün bir yaklaşımın aşk mı yoksa haz mı olduğunu ayırt edersin. Kendini tanırsan, durman gereken noktayı sen belirler, sınırlarını baskı altında değil mantık karşısında çizersin. İstersen yapar, istemezsen karşı koyarsın. Öyle öğrendiğin için değil, öyle istediğin için.

Bugün bu toplumda kadınlar mutsuzluk içerisinde cinsiyetçi bir savaşta mağlup kalıyorsa, bu ilk önce bizim kendimizden sakındığımız o değerden kaynaklanıyor. Erkekler keşfederken, bizden sır gibi saklanan, yanlış olduğunu iddia etseler de bir şekilde içine sürüklendiğimiz bu duygudan. Kendini tanımayı, cinsel kimliğini kabullenmeyi geciktirme. Çünkü eğer bu hatayı yaparsan, ömrün boyunca bir eziyet içerisinde sürüklenecek, kendi kimliğini keşfetmeyi erteleyeceksin. Kendine geç kalmayı seçmek yerine, kendini anlamayı tercih etmelisin. Oku, araştır, öğren. Kimsenin dile getirmediği duyguları, kendine sen öğret. Herkes kadınlarda libido yokmuş, şehvet yalnızca yatakta olurmuş gibi davransa bile sen kendini, cinsel kimliğini tanımayı ihmal etme. Çünkü sen tanımazsan, birinin tanımak için attığı o adımı durduramaz, ataerkil düzende neyi neden yapamadığını sorgulamaya bile vaktinin olmadığı bir hayat yaşarsın.

Son sözlerim anne ve babalara. Çocuklarınız bu yazının içerisinde geçen her kelimeden haberdar. Siz hiç anlatmasanız da onlar, çevrelerinden bir şekilde bu kelimeleri öğreniyor, keşfediyor ve hayatlarında konumlandırıyorlar. Onların cinselliği hiç yokmuş gibi davrandığınızda, bir erkek ya da kız arkadaşa sahip olduklarında koruma iç güdüsüyle kısıtlamaya başladığınızda hiçbir şeyden mahrum kalmıyorlar. Yapmanız gereken, yok saymak değil, anlatmak. Asla biriyle birlikte olma demek, bekareti baskı olarak kullanmak yerine bunun nedenlerini anlatın.

Ona, tüm ihtimallerin sonuçlarını gösterip, seçme şansı tanıyın. Çünkü tüm olasılıkları bilirse, doğruyu kendi belirleme şansı olur. Hiç yokmuş gibi davranmayı sürdürürseniz yalnızca merak bile, o ihtimalin sebebi olur. Konuşun, anlatın, en önemlisi bunun normal olduğunu ve yaşadığı her şeyi sizinle konuşabileceğini hatırlatın. Ona baskı değil, arkadaşlık sunarsanız çevreden yarım yamalak öğrendiklerine özenmez, sizden duyduklarına güvenirler. Baskıyla koruyamadıkları sözde ahlak düzenini doğru iletişimle kurar, sağlıklı bir birey yetiştirme yolunda ilk adımı atarsınız.

Yorum Yazın

Navigate
%d blogcu bunu beğendi: