Nisan 2020

3 Posts Back Home
Showing all posts made in the month of Nisan 2020.

Kadınlığın Hüzünsel Alıntıları

Yazmayı sevmenin özünde okumayı sevmek yatıyor, bu aşikar. Bazen yazmaya cesaret edemediğimiz, hissedip kelimelere dökemediğimiz şeylere başkalarının kalemlerinde denk düşüyoruz. Başka birini okumak, kalemine yansıtamadıklarına içlenip, cesaretine hayran kalmak, muhtemelen kıskanmakla bağdaşan bir durum. Bu yazı, beni kıskandıran tüm alıntıları topladığım, yazamadıkça dönüp okumakla yetinmeye çalışacağım bir insanın kelimelerini sakladığım, kendime yasakladığım bir arşiv olsun istiyorum. Kendime gelirken yoruldum, işte bütün hikayem budur. Bugün biriyle tanıştıracağım sizi. Kalemi bir başka, mutlaka bir noktada kelimeleriyle kesiştiğiniz bir insanla. Muhtemelen bir akşam Twitter’da, ya da tadına vardıysanız Tumblr’da denk geldiğiniz ama yeteneğini bu denli derinden keşfedemediğiniz bir kadınla. Lora. Bana kalsa, blogu kapatır sadece onu okurum. Öyle bir etkisi var üzerinizde çünkü. Onu okurken zaman zaman yetersiz kalıyor kelime hazneniz, anlam vermek güç oluyor. Ama anlamaya başladığınız zaman, yaranıza bir panzehir, ruhunuza bir tercüman bulmuşçasına takılıp kalıyorsunuz kelimelerinde. Bir başka hissetmenin, farklı bir pencerenin, alışık olduğumuz manzarasını yeniden keşfetmek gibi yazdıkları. En…

Bir çift mavi gözün ışığında 100. yıl

Şu an inanılmaz hazırım bu yazıya. Arkaya bir milli marş listesi açtım, elime Türk bayrağı alıp sokaklara dökülecek, avazım çıktığı kadar bağıracak milliyetçiliği hissediyorum içimde. Bu milletin, bu tarihin bir parçası olmanın en güzel yanı bu bence, öyle yalandan, samimiyetsiz bir birliktelik değil bizim yaşadığımız. Tamam farklılıklarımız var, görüş ayrılıklarımız aşikar. Belki ırkımız, şivemiz, kültürümüz, yetiştirilme tarzımız, her şeyimiz bir diğerimizden başka. Ama bir noktada, o bayrağın altında öyle güzel tek yumruk oluyoruz ki insan ‘Ne mutlu Türk’üm diyene’ sözünü ciğerlerine dolan nefeste, damarlarında dolaşan kanda bile hissediyor. Farklı olan her yanımızı yok eden bir güç, temeli tam 100 yıl önce bugün atılan, sönmeyen bir ateş söz ettiğimiz. Gözümü kapatıp hissetmeye çalışıyorum. Hani bir düşününce, şimdi küresel bir krizin eşiğinde bile ne kadar yorgun, ne kadar umutsuz kalıyoruz yaşadığımız zorluklar karşısında. Peki ya o zaman? Tükenmiş bir millet, yıkılmış bir imparatorluk var ortada. O enkazın içinden bir adam çıkıyor ve…

Netflix Freud : Psikanaliz, Kötü Ruhlara Karşı

Türkiye’de birinci sıraya oturan Netflix’in ilk Avusturya dizisi Freud seyirci ile buluşarak ‘Top 10’ listesine hızlı bir giriş yaptı. Dizi, kişiliğin 5 farklı dönemden geçerek geliştiğini öne süren psikanalitik kuramın kurucusu, psikanaliz öğretisini geliştirmiş Yahudi kökenli Avusturyalı nörolog Sigmund Freud’un gençlik dönemine farklı bir açıdan yaklaşıyor. Dizinin IMDB puanı 6.7 ve şimdilik yayınlanan 1. sezonu 8 bölümden oluşuyor. Orjinal dil Almanca, bu da diziyi Türkiye bazında bir miktar daha farklılaştırıyor. Peki Freud dizisi ses getirdiği kadar etkili mi? Gelin bu yazıda benim tarzımla bunu ele alalım. Ötede bir yerde falan değil, burada, yeryüzünde çoğu insan bir cehennemde yaşıyor… Benim bilgilerim, kuramlarım ve yöntemlerim de insanlar kendilerini bundan kurtarabilsinler diye, onları bu cehennemin bilincine vardırma amacına yöneliktir. – Sigmund Freud Hatırlamakta Fayda Var : Sigmund Freud Kimdir? Savaş, yoksulluk, tarihsel karmaşa ve bilinç dışı unsurlara olan hırslı bir inanç dolu hayat yolculuğuyla, şüphesiz ki dünyanın en ünlü psikologlarından biri Sigmund Freud.…

Navigate