Ağustos 2020

2 Posts Back Home
Showing all posts made in the month of Ağustos 2020.

Haber Üsküdar Röportajı | Kendimi hırslı, duygusal ve hayalperest olarak tanımlarım!

Geçtiğimiz ay Haber Üsküdar muhabirlerinden Nursena Aksemer ile yaptığımız keyifli röportajı burada da yayınlamak istedim. Haberin tamamını buradan okuyabilirsiniz. Bonus: Röportajda sözü geçen aynı anda iki örgün üniversite okumakla alakalı bütün detayları Tüm Yönleriyle İkinci Üniversite yazısında bulabilirsiniz. Ecenur Ak kimdir, neler yapar, dün nasıldı, bugün nasıl bir Ecenur Ak var? Bize kendinizden bahseder misiniz? Ben genel anlamda kendimi hep hırslı, duygusal ve hayalperest olarak tanımlarım. Sanırım bu nedenle üreten tarafta olmayı seviyorum. Ürettiğim, hayal ettiğim şeylerin tüketildiğini, beğenildiğini görmekten farklı bir haz duyuyorum. 10 senedir kendi blogumda yazmaya devam ediyorum. Şu sıralar iki farklı şirketin sosyal medya uzmanlığını ve içerik editörlüğünü üstleniyorum. Kendime baktığımda dün daha tecrübesiz ama hedefleri olan, bugün ise daha özgüvenli birini gördüğümü söyleyebilirim. Yüzeysel olarak tanımladığımda böyle biriyim. Sıradanlığın içinde biraz sıradışı diyebilirim. Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi size ne kattı, şu anki işinize etkileri nelerdir? Küçüklüğümden beri İletişim fakültesi hedefimdi. Kafamda kodlanmış gibi hayal ettiğimden hiç…

Masalını Yitiren Prenses

Bir varmış, bir yokmuş.. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde pireler berber iken,develer tellal iken,ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken uzaklardaki bir sarayda ya da bilinmeyen bir diyarda değil, tam burada, çok yakınımızda, iki sokak ötede ya da mahallenin içindeki körpe bir evde, masallarla büyüyen bir prenses yaşarmış. Bir gün sarkıtmak zorunda kalırsa diye saçlarını hiç kestirmez, her ihtimale karşı kırmızı bir pelerinle gezer, yedi tane cücenin yaşadığı bir ev görme umuduyla yürürken hep etrafına bakarmış. Pembe kıyafetlerini plastikten taçlarla süsler, yaşlı bir kadın elinde elmayla kapıda belirirse yememesi gerektiğini hep kendine hatırlatırmış. İstediği bir yere gidemezse, ona kötü davranan birileri etrafta belirirse, toprağa düşen iki çift gözyaşının periyi ona getireceğine inanır, gittiği balonun en güzeli olacağının hayaliyle geceyi gündüz yaparmış. Günler değişmiş, zaman geçmiş pembe tütsü etekler yerini siyah kotlara bırakmış, kristal plastik taçlar renkli saç boyalarına, hayalleri süsleyen masallar popüler gençlik romanlarına dönüşmüş. Beyaz atlı prens, beyaz…

Navigate