Haziran 2020

4 Posts Back Home
Showing all posts made in the month of Haziran 2020.

Neden Ambalajlı Süt?

Çocukluğumda en sevdiğim şeylerden biri de ben okuldan geldikten sonra yemeğimi yerken kapının çalması, sütçünün gelmesi ve annemin tencerelere doldurttuğu sütü kaynatmasıydı. Niye derseniz, mis gibi tazecik sütü kaynadıktan sonra ılıtıp lıkır lıkır içmeyi çok severdim. Her ne kadar kaymağını ayırsam da o kaymak sonra birikir, kahvaltıda balla kavuşur, ekmeğime konardı. Sonra aradan yıllar geçti. Ben büyüdüm. Haliyle biraz azalttım süt içmeyi. Ama yine de hiç vazgeçmedim süt sevgimden. Eskisi gibi sütçü gelmiyor kapıya ama her yerde açıkta satılan süt görmeye başladım. Neredeyse her köşe başında açık süt bidonları var. Her ne kadar kaynamış sütü bardağa koyup ılıttıktan sonra içmeyi özlesem de açıkçası ben açık süt almıyorum. Çünkü güvenemiyorum. Sizde de öyle mi? Açık sütlerin nereden geldiğini tam bilmiyorum. Bunca virüs, bakteri, mikrop ortalıkta dolaşırken ben bu sütleri güvenip alamıyorum. Bu konuda biraz araştırma da yaptım. Açık süt hakkında öğrendiklerim bu konudaki şüphelerimi haklı çıkardı. Öncelikle en…

ÖLÜM BESTESİ

Belki farkında bile değiliz, evrenin hakimiyetinde, ömrümüz bir kum saatinden hallice orada bir yerlerde akışında. Geriye kaç kum tanesi kaldı acaba, bilmiyoruz ki başımızdan geçen onca şeyin o saatin akışına, hızına etkisi var mı? Ya da söylendiği gibi o karar zaten bizden bağımsızca çok öncesinden alınmış, yazılmış mıydı?  Bugün ölsem diye düşünüyor insan zaman zaman. Pişmanlıklarını, keşkelerini, yarım ağız tabulaşan kurallarını ve o son an ne hissedeceğini. Hep duygusal, hep çok uçlarda, fazla abartıyla yaşayan bir insan olunca yolculuğunuzun sonunu öyle ya da böyle düşünüyorsunuz. Mesela kaç yaşına kadar yaşayabileceğinizi, ne sebepten öleceğinizi ya da yaşadığınız hayata öldükten sonra biçeceğiniz değeri. Özellikle blogun onuncu yılında ve sanırım Mustafa şehit olduktan sonra, ardımda kalan insanlara fotoğraflar ve paylaştığımız anılar dışında ruhumdan cümleler ve düşünceler  bırakacağım için burayı daha çok sahiplenmeye başladım. Söz uçar, yazı kalır misali ben öldükten sonra bile ruhumdan bir parça burada yaşayacak, bir nevi burası beni ölümsüz kılacak.…

Lisans Tezi | Sosyal Medya ve Kimlik

Yazar Notu: Üzerinden geçen bir senenin ardından, lisans eğitimimin en büyük emeğini sarf ettiğim tezimi arşivimde yitip gitmesindense, konu üzerine araştırma yapan kişilere kaynak olabilmesi için yayınlamaya karar verdim. Üsküdar Üniversitesi’nde aldığım Yeni Medya ve Gazetecilik eğitimimin son senesinde tezim için severek yazacağım ve araştıracağım bir konu seçebilmek için oldukça yoğun bir zaman harcamıştım. Danışman hocamın, bölüm başkanımın ve fakülte araştırma görevlerinin yönlendirmeleriyle Sosyal Medya ve Kullanıcı Kimliği konusunda yoğunlaştım. Bugün üzerinden geçen zamana rağmen hala dönüp tezimden yardım alıyor oluşum, eğitimime ve mesleğime en uygun konuyu incelediğimi bana kanıtlar nitelikte. Her yönüyle ve her kelimesiyle hala gurur duyduğum bu çalışmanın, henüz yolun başındaki İletişim Fakültesi öğrencilerine referans olabileceğine inanıyorum. Aşağıda gördüğünüz kısım tezimin araştırma ve sonuç bölümleri kapsıyor. Dilerim aradığınız bakış açısını bu çalışma içerisinde bulabilirsiniz.  **  Tezin içerisinde yer alan İçindekiler, Tablolar, Kısaltmalar Dizini, Şekiller Listesi, Kaynakça, Anket Grafikleri ve görseller blog yayınında kullanılmamıştır. Sosyal Medya ve Kimlik:…

Aşkın Tılsımları | Ördek, Çınar Ağacı ve Nilüfer

Gülümseten anılar, kutularda saklanan hatıralar, mantık sürekli reddetse bile kalpte izi kalmış duygular.. Ne kadar silersek silelim hayatımızdan, mazide kalan her aşk bünyesinde kendi tılsımını taşır. İnsan unutulur, hatırası dahi yok olur ama o aşka tılsım olanın etkisi ömürlük seninle olur. Hep hatırlar, nerede görsen o duyguyu tanır, tanıdık bir sempatiyle önce acıtır, sonra yerini bildik bir gülümsemeye bırakır. Yitirilenin gücü ne kadar yüksekse tılsıma o kadar derin hisler yansır. Ben anılara, hatıralara o kadar kıyamayan bir insanım ki, en ufak şeyi kenarda tutar, bir fotoğrafı silerken bile elli kere düşünürüm . İyi ya da kötü, anısı varsa, değerini gözden çıkaramam. Sahibini gözden çıkarıp, anısına kıyamadığım o kadar çok şey saklı tuttum ki hayatımda, yerine yenisini koyamayacağım kadar çok ağırlığım var. Hal böyle olunca, benim ilişkilerimin tılsımları neydi acaba diye bir sorgulama telaşına giriştim. Bu kadar düşününce, kendime verdiğim cevapları da sevince  kalemi elime alıp yazmaya başlayayım dedim. İlk aşkımın…

Navigate