Yeni Dünya | Ebru Ceylan Özcan

Blog Yazarından Birkaç Cümle:

Bazı insanların hayatınıza katılışının sunduğu değer paha biçilemez, sanki yolunuzun bir noktada kesişmesi bu karmaşanın arasında size sunulmuş bir hediye gibidir. Ebru da benim için onlardan biri. Naifliği, eğlenceli hali, güçlü tavrı ve her ne olursa olsun bir arkadaştan alabileceğiniz en güzel duyguları hayatınıza kendi yorumuyla katışı.. Canım Ebru, önce hayatıma sonra kendimi öyle ya da böyle ifade etmeye çalıştığım bu gökyüzüne dokunduğun için çok teşekkür ederim. Bu blogun okuyucuları eminim ki seni çok sevecek, o yüzden en kısa zamanda bir blog açtığın haberini almayı canı gönülden diliyorum. Daha sonra seve seve, büyük bir heyecanla seni Konuk Yazar kategorisinde ağırlayacağım. Bana hayatı en güzel noktasından sevmeyi hatırlatan gözlerindeki o ışık hiç sönmesin. Elinin değdiği her şeyi güzelleştirdiğini asla unutma. Çünkü bu çok nadir sahip olunan bir özellik. Güzel yüreğine, cesur kalemine sağlık. İyi ki yazdın!

Söz Sırası Sende: Ebru Ceylan Özcan

Herkese merhaba, öncelik canım Ece, bu fırsat için çok teşekkür ederim.
Kalemin hep yazsın…

Şimdi gelelim konumuza…
Yeni Dünya’nızı yarattınız mı? Şöyle bir düşünelim istiyorum. Sahi neler değişti, gelişti veya yerinde saydı? Benim cevabım; dijital daha da gelişti, insanlar değişti, geçmişe olan özlemlerimiz yerinde saydı.

Özlem

Sevginin en saf halini damarlarıma kadar hissettiğim, acayip mutlu bir çocukluk geçirdim. Bu; benim geçmişe dair, yerinde sayıp duran en büyük özlemim.

Anı biriktirmek en büyük hobim; eski fotoğraflar (mutlu gülen yüzler 😊), üzerine sözler yazılmış ufak kağıt parçaları, delice tuttuğum günlüklerim… Arada açıp bakıp, öylece özlerim. Özlemenin beslediğine inananlardanım. Her duygu gibi, en güzel duygulardan biri özlemek…

Var mı özledikleriniz? Düşünün, belki biraz da olsa gülümsetir tam da şimdi!

İnsan 

Kendimi tamamen büyümüş hissettiğim, yetişkin olduğumun farkına vardığım ve algılarıma olan güvenimin arttığı dönemde insanlar değişti. Bazen şok üstüne şok yaşarız ya hani… Tam öyle bir değişmek! Neyse ki iyi bir yanı var, seçiciliği öğretti. Az insanla çok huzurun ne demek olduğunu fark ettirdi. 

Dünyada sadece iyiliğin olmadığını, kötülüğün de bir şekilde yüzümüze vurulacağını öğrettiler. Neye göre, kime göre bilmem ama mutlak iyi ve kötü insanlar var. Dürüst olalım, dünya iyi kalpler için cehennem falan değil, kötülük hepimizde var. Belki fark etmeden bir sözümüzde, belki bir davranışımızda ya da bir düşüncemizde. Ancak iyi insan olabilmek için bir tık vicdan gerekir… Varsa eğer içimizde, ne mutlu bize!

Şimdi gelelim gelişen dijitale… Reklamcıyım ben, mesleğimi çok seviyorum. Benim sonum hep dijitale bağlanıyor, tıpkı farkında dahi olmasanız bile hepimizin sonu gibi…

Bir yerde görmüştüm; ‘’Bir gün sabah oldu ve bambaşka bir dünyaya uyandık.’’ diye. Bu cümle beni o kadar etkiledi ki, tam 9 aydır her gün içimden söyledim, hatırlattım bu cümleyi kendime. 3,5 yıldır sektörün getirdiği dijital bağımlılık, evlere kapandığımızda çok daha arttı ya da ben yeni fark ettim. Hatta bu örnek cümleyi ‘’dijital dünyaya uyandık’’ diye içimden değiştirdim.

Sizlere asla tükettik, sosyal medyayı yedik bitirdik, of aman köle olduk, bittik demeyeceğim. Diyemem de. Muhteşem bir dijital köle yazıyor bu satıları sizlere 😊 Aklıma paylaşmayı unutmayalım deyince, sosyal medyada içerik çıkmak geliyor. Evde kaldık hikâye paylaştık, ekmek yaptık, meydan okuduk, camlardan hava aldık, müzik ekleyip efsane hikayeler paylaştık! İşte biz, bu yeni dünyada bir şeyi unuttuk. Birbirimizi… Sohbetlerimizi, kahkahalarımızı, hayal kurmayı, belki kitap okumayı ve paylaşmayı…

İşte biz Yeni Dünya’mızı gelişen dijitali, değişen insanları ve geçmişe olan özlemlerimizi bir araya getirerek yarattık.

Şanslı bir nesil değiliz kabul edelim. Ama şansı yaratmak az da olsa bizim elimizde. O yüzden şimdi kapatın gözlerinizi ve hayal edin. Ben hayal etmeden uyuyamam mesela, sorsanız ettin de ne oldu, hepsi gerçek oldu mu diye, olmadı belki ama nefesi dahi zor aldığımız şu an ki dünyada o hayaller beni hep mutlu etti.

Dijitali düşünüp kötüymüş gibi muamele yapmayalım.
İyi yanları var, insanlar gibi.

Yaşadığınız olumsuz insan deneyimlerini düşünüp öfkelenmeyin, onlar olmasaydı biz de gelişemezdik.

Geçmişi özleyin ama bağımlı kalmayın. Güzel zamanları düşünüp mutlu olun, mesela şimdilik bir konsere gittiğinizi, bir kulüpte delice dans ettiğinizi, en yakın arkadaşlarınızla sarmaş dolaş sokaklarda gezdiğinizi… 

Özetle; mutlu olmak için hala küçük sebeplerimiz var. Mutlu olabilmeyi, yaratmayı, üretmeyi, sevmeyi ve her anlamda ‘’paylaşmayı’’ ihmal etmeyin…

Sürçülisan ettiysem affola, herkese sevgilerimle 😊

orum yapılmış

  1. Bence her şeyden bıktığımız şu günlerde nefes almak için fırsat sunacak bir yazı, ben her kelimede Ebru’nun güzel yüreğini hissettim! Dilerim, siz de hissedersiniz ☕️

  2. Şenay Ak Reply

    İyimserlik her zaman güzeldir.Hep pozitif kalman dileğiyle

Yorum Yazın

Navigate
%d blogcu bunu beğendi: