Ben küçücük dünyama bir sürü hayal sığdırdım, siz koskoca Torbalı’ya bir beni sığdıramadınız

İnsan yaşadığı yerden nefret etmemeli aslında.
Sorun yaşadığımız bölgede değil iç içe olduğumuz insanlarda sanırım.
Hataları yok saymayı bilmeyen, affedemeyen bir toplumda her yeni gün bir savaşın içine bırakıveriyoruz kendimizi. Çok korktum ilk başlarda, inanın çok korktum. Güvenebileceğiniz kimseniz yok çünkü yanınızda. Toplumla olan bu savaşta, insanlara karşı katıldığınız bu cephede tek başınasınız.
‘Güçlü değilim’ sandım her defasında. İnsanlarla savaşamadığım için zayıf hissettim, zayıf hissettirdiler.

Nefret ettim yaşadığım yerden, inanın nefret ettim. Üniversite dedim hep, sabret Ece. Gidiceksin, biticek. Ama kendimi kandırıyorum. Gerçekten bile bile isteyerek kandırıyorum kendimi. Bitmeyecek. Ben değişmedikten sonra, şehir değişmiş, isimler, insanlar yenilenmiş ne farkeder?
Sorunun kaynağını buldum, benim.
Sığamadım ben buraya.
Herkes aynıydı, herkes yapması gerekeni yapıp bırakanlardandı. Fazlasını yapana yanlışların arasında boğuluyor muamelesi yapanlardandı. Kabul etmedi bu şehir beni. Daha en başında, ilk adım attığımda anlamıştım. Küçücük bir kız çocuğu düşünün arkadaşlarıyla sokakta oynayan. Giydiği elbise yüzünden evcilik oyununun dışında kalan.
Topluma ayak uydurmak zorundasınız, yoksa sizi dışarda bırakırlar. Dik kafalılığım, hatalarımı bile anlatışım, canımın istediği gibi davranışım ve toplumun beklediğinin aksine kendi kabul gördüğüm şekilde ortaya çıkan giyim tarzımla insanların daha tanımadan nefret ettiği birine dönüştüm Torbalı’da. Dahası bunlara aldırmayışım ya da ilk başlardaki aldırışım yüzünden bir anda insanların iftira atmaya çalıştığı, hata yaptığında çevresindekileri sevindiren bir kız oldum. Nasıl oldu, neden oldu inanın bilmiyorum. Bu kadar düşmanı hangi ara edindim, insanlar benim hakkımda kurguladıkları onca şeyi ne zaman paylaşmaya başladı gerçekten anlayamıyorum. Tek bildiğim pes etmediğim.
Öğreniyorum. Nasıl kulak tıkamam gerektiğini, hata yapa yapa büyüyeceğimi öğreniyorum.
Ama kızgınım. İnanın bana çok kızgınım.
Bana yaptıkları bu şeyden ötürü, iki adım arkamda fısır fısır konuşan yüzüme gülüp arkamdan atıp tutan insanlardan ötürü hem bu şehire hemde çevremdekilere çok kızgınım. Eskiden olduğu gibi yakmıyor canımı artık, laf anlatmayada çalışmıyorum kimseye.
Söyleyebileceğim tek şey savaşmak zorundayım. Bu şehri terketsem bile, yeni bir yerde yeniden başlasam bile insanlar hep aynı. Ben aynı olduktan sonra onlar değişmeyecekler. O yüzden bitmeyeceğinin farkındayım.
Kimseden hatasını anlayıp, değişmesinide beklemiyorum. İmkansıza inanmayı beyaz atlı prensin gerçek olmadığını öğrendiğim zaman bıraktım zaten.

Bu şehrin insanlarına söyleyecek tek bir şeyim var :

Ben küçücük dünyama bir sürü hayal sığdırdım. Kendi kendime çabalayıp, olmak istediğim insana adım adım yaklaştım.
Siz koskocaman Torbalı’ya bir beni sığdıramadınız..

http://www.facebook.com/ak.ecenur

http://whatisthemeaningofmylife.tumblr.com/

orum yapılmış

Yorum Yazın

Navigate
%d blogcu bunu beğendi: