kadın

4 Posts Back Home

İçimin Derinliğinde Gün Doğdu

Bu giriş paragrafından sonra okuyacağınız yazı, taslakta tuttuğum onlarca içerikten yalnızca biri. Bugün yarım bıraktığım, yayınlamadığım yazıları okurken denk geldim. Neden yayına almadığımı o zaman ki ruh halimle anlayabiliyorum sanırım. Ama bugün, bütün her şeyi aşıp geride bıraktığımdan bir günlük gibi yalnızca okuyup çevirebileceğim bir anı sayfası benim için. Bazen öyle şeyler yaşıyoruz ki  dünya başımıza yıkılmış gibi geliyor. Sanki bir daha hiç iyileşemeyecekmişiz gibi hissediyoruz. Ne garip, bugün evden dışarı adım bile atamayacak durumdayız, gidip o satırları yazan kıza ‘Kendine gel be, bir ay sonra evden çıkamayacaksın psikolojik deli’ desem ne tepki verirdi acaba. Bu satırlar o zaman gerçekten canı yanan ve kabullenmeye çalışan bir kadının cümleleriydi. Bugün, nefret bile etmeyen bir kadının umursamazlığından ibaret.  12 Ocak 2020 – Dipsiz Kuyu Çocukken kendimi yeteri kadar iyi ifade edemediğimi düşünürdüm hep. Sanki anlatmak istediklerimi söylemek hep kötü sonuçlar doğururmuş gibi gelirdi. Belirli bir süre arkadaşlıklarımın sonu hep hüsran doğurmuştu bu…

VAVEYLA

Hep başka hikayelerimiz. Anlatabildiklerimiz, ortaya dökmekten çekinip içimize sindiremediklerimiz. Endişelerimiz, başımızda yadırgamak için bile savaş verdiğimiz namus bekçilerimiz. Dekoltemizle üstümüze yük ettikleri isimlerimiz, eteğimizin boyuna göre akıllarına düşen tercihlerimiz. İlk reglimiz, ilk sevgilimiz, onlarda ‘milli olma’ egosunun karşısında çarşaftaki kanla kontrol edilen bakireliğimiz. Onu giyme adın çıkar, onunla yürüme yanlış anlar, çok eğlenme hoppa derler, kezbanlık yapma sevmezler. Üzülme yuvan yıkılmasın katlanırsın derler, aldatıldın mı kocanı nasıl başka bir kadına kaptırdın dedikodularıyla ömründen bezdirirler. Annesin, çocukların için yaşa. Kocanı ütüsüz pantolonla insan içine çıkarma. Evin tertemiz olsun, konu komşu ne der sonra. Erkek arkadaşın olamaz, yakışmaz evli bir kadına. O etekle o saatte dışarıda ne işin var zaten, yolun belli, boşuna kendini savunma. Tesettürde makyaj olmaz, komik olma. O ne öyle deneme yanılma, kaç tane sevgilin oldu saçmalama. Sus, sevgisizliği görmezden gel. Saygısızlık değil, kıskanıyorum derler. Yalnız başına çıkma, arandığını zannederler. Seni değil vücudunu tanımak isterler. Onlarda ihtiyaç, sendeki namusa…

Erkekler ve Stratejiler

Üniversitenin en güzel yanlarından biri ergenlikten yetişkinliğe geçiş döneminde her iki cinsiyeti de yakından gözlemleme şansına sahip olmak sanırım. Aradaki biyolojik ve duygusal farkı görmezden gelip samimi dostluklar kurmaya başladığın noktada her zaman arada derin bir uçurum olduğu varsayılan karşı cinsi düşünce bakımından daha yakından tanıma fırsatı elde ediyorsun. Flört, arkadaşlık ve dostluk üzerine tüm tecrübelerin pekiştiği bu dönemde erkeklerin genelinde bambaşka bir sendrom başlıyor. Popüler kültürde ‘hızlı yaşam’ olarak adlandırdığımız evreyi yaşamanın ardından ‘temiz bir aile kızı bulup, düzenli bir hayat istiyorum’ evresinin tam üzerinde bunlara bir şeyler oluyor. Sanki aylardır tanıdığın adam gidiyor yerine kafayı daha fazla para kazanma ve düzenli bir hayata sahip olma hayalleriyle bozmuş bir kişilik geliyor. ‘Ohoo kopuyor muyuz bu gece’ cümlelerinden sıyrılıp ‘birikim yapmam lazım, yaşım ilerliyor’ cümlelerine maruz kalıyorsun. Bu o kadar ani bir değişim ki, ‘noluyor be’ derken senide içine alıp yutuveriyor. ‘Büyüdük mü cidden o kadar ya’ diye düşünüp dururken…

Sayid Gengeç’in Kaleminden

YAZMAK NEDİR ? Nedir yazmak ? İnsan neden yazar ? Yetmez mi söylemek ? Yetmez. Yazmak derdini anlatmaktır kağıtlara , yazdıkların söylemediklerindir , olur ya hani boğazına düğümlenir de söyleyemezsin derdini, yazarsın o zaman, sevdin mi bir kere yazmayı vazgeçemezsin yazmaktan bütün denizler mürekkep , bütün ağaçlarda kağıt olsa sana, doyamazsın. O kadar zevklidir ki yazmak, yazdıkça yazası gelir insanın doldurur sayfalarca.. Özlemdir yazmak, özlediklerine yazarsın özleyipte yanına gidemediklerine, bir mesaj kadar uzaktır özlediklerin mesafeler engel değildir yazmaya yeter ki sen, yazmak iste. Peki en son ne zaman bir kadına şiir yazdın ? En son ne zaman bir kadını ona şiir yazabilecek kadar çok sevdin ? En son ne zaman sevdiğin kadına şiir okudun ? En son ne zaman bir kadını şiir okuyabilecek kadar çok sevdin ? Sen yazmasan da , okumasan da  kadınlar şiirdir dostum . Gerçekten seven kişi sen değilsen eğer onu asla okuyamazsın , anlayamazsın . Kadın…

Navigate