Yasak Elma: Adem, Havva ve Lilith

En başa döndüğümüzde insanlığın Adem ve Havva’nın topraktan yaratılması ile başladığı kabul edilir. Aslında hikaye çok basit, iblis geliyor, yasak elma yeniyor ve insanlık ilk kez iradesizlikle sınanıp cennetten kovuluyor. Gerçi elma olduğu bile kesin değil, bu nedenle çoğu kaynakta cennetin kapılarını biz insanlara kapatan şeyin yasak olan ağaçta yetişen bir meyve olduğu söyleniyor. Bazı kaynaklar Havva’nın cennet bahçelerinde masumca gezerken şeytanın oyununa gelip meyvenin tadına baktığını sonra da Ademe yedirdiğini söylüyor. Bu nedenle insanlık tarihindeki ilk kadın bile yaptığı hatayla, cinselliğin kapılarını aralamasıyla anılıyor. Ancak Musevilik ve Hristiyanlık gibi bazı inançlarda yer alan efsaneye göre Adem’in ilk karısı, yani yaratılan ilk kadın Havva değil, Lilith. Aslında bu yasak elmadan da öncesi, ilk kadının ilk adamın üstünlüğünü reddetmesi var. İlk Kadın, İlk Eş, İlk İsyan: Lilith Bazı inançlarda yer alan, bazılarında hiç anlatılmayan, tüm kötülüklerin ardına adı yazılan, İslam’da hiç yeri olmasa da çoğu inanışta kabul gören bu efsane; Adem’e…

Bitget, FTX’in çöküşünden sonra kullanıcılara güvence vermek için Koruma Fonunu 300 milyon dolara yükseltti

Lider global kripto para borsası Bitget, kripto kullanıcılarına daha iyi koruma ve daha fazla güvence sağlamak için Koruma Fonunu 300 Milyon USD'ye çıkaracağını duyurdu. Bu, Bitget'in, FTX'in çöküşünden ve kullanıcıları büyük kayıplarla bırakmasından sonra kripto piyasasının güvenini oluşturmaya yönelik büyük çabalarının bir parçası. Girişimler, FTX kullanıcılarını desteklemek için 5 milyon USD'lik Builders Fund ve hazırlık aşamasında olan ve 30 gün içinde piyasaya sürülecek olan Merkle Ağacı Rezerv Kanıtı'nı paylaşma planıyla birlikte geliyor. BITGET’E HEMEN ÜYE OLMAK İÇİN TIKLAYIN! Bitget'in Koruma Fonu, kullanıcının kripto varlıklarını korumak amacıyla bu yıl Temmuz ayında başlatıldı. 6000 BTC ve 80 milyon USDT'den oluşan 200 milyon USD değerinde bir fonla kuruldu. Fon tamamen kendi kendini finanse eder ve dış bürokrasi veya politika değişiklikleri olmaksızın kullanıcıların varlıklarını verimli bir şekilde kapsamak için daha fazla esneklik ve takdir yetkisi sağlar. Artan 300 milyon USD koruma fonu, BTC, USDT ve USDC gibi yüksek likiditeye sahip popüler kripto para birimlerinden…

Bitget, social tradingi geliştirmek için “Bitget Insights”ı başlattı

Bitget'in yeni sosyal özelliği, kullanıcıların güvenilir traderlardan öğrenmelerine ve işlem stratejilerini paylaşmalarına olanak tanıyor. Lider global kripto para borsası Bitget, yeni özelliği “Bitget Insights”ın lansmanını duyurdu. Bu özellik, sosyal medyayı Bitget borsası aracılığıyla social tradingle entegre etmeye hizmet ediyor. Lansman, Bitget'in hem yeni bireysel yatırımcılara hem de deneyimli traderlara fayda sağlamayı amaçlayan kripto social trading girişiminin bir sonraki aşamasını ifade ediyor. BITGET’E HEMEN ÜYE OLMAK İÇİN TIKLAYIN! Bitget Insights ile yeni yatırımcılar, deneyimli yatırımcılardan bilgi toplama fırsatına sahip olacak. Bitget, mevcut sosyal medya platformlarıyla karşılaştırıldığında, paylaşılan tüm bilgilerin ilk aşamada doğrulanmış ve güvenilir traderlardan geldiğini garanti edecek, böylece yeni traderların yanlış onaylar veya diğer kripto dolandırıcılıklarından kaynaklanan potansiyel kayıplardan tasarruf etmesini sağlar. Bitget Insights'ın kullanıcılara değerli ve doğru bilgiler sağladığından emin olmak için, yalnızca Bitget’te gerçek bir doğrulanmış trader olmayı da içeren belirli kriterleri karşılayan traderlar bu yeni özellik ile paylaşımda bulunabilecek ve yayınlayabilecekler. Ayrıca, çeşitli sosyal medya platformlarında önemli…

DualSense rahatlığı PC’de de kullanılıyor

PlayStation 5’in en büyük teknolojik yeniliklerinden biri olan DualSense’in tüm özellikleri PC platformunda da kullanılabiliyor. PlayStation 5’te deneyimledikten sonra tüm PC oyuncularının sorduğu, “DualSense PC’de çalışır mı?” sorusunun yanıtı: Evet… Sony PlayStation 5’in en güçlü yönlerinden biri olan DualSense, gelişmiş dokunsal geri bildirim ve uyarlanabilir tetik tuşları ile oyunseverlere çok farklı bir deneyim sunuyor. DualSense PC uyumluluğu da çok kolay bir şekilde sağlanıyor. Windows işletim sistemi yüklü bilgisayarlara USB aracılığıyla bağlanabilen DualSense kontrol cihazı ayrıca bluetooth üzerinden de hem mobil platformlarda hem de PC’ye kolayca kullanılabilir. Steam oyun platformu, DualSense’in PC’ye bluetooth üzerinden hızlı bağlantı kurmasını sağlıyor. Steam istemcisinin yüklenmesinin ardından; (bilgisayarınızda bluetooth yoksa bluetooth adaptörü aracılıyla) ekranın sağ alt köşesindeki sistem tepsisini açıp, Bluetooth simgesine çift tıkladıktan sonra sırasıyla, “Bluetooth veya başka cihaz seçin” seçeneğini ardından “Bluetooth”a tıklayın. DualSense’in ışıkları mavi renkte yanana kadar PlayStation ve Share düğmelerine (PlayStation logolu tuş ile “\ | /” işaretli tuş) aynı anda…

Ev Dekorasyonunda Yeni Moda Denizcilik Teması

Ev dekorasyonlarında son dönemde kullanılan etkileyici bir tema var! Denizcilik teması! Denizcilik teması ile hazırlanan, deniz ruhunu, deniz renklerini ve gemi söküm ürünlerini barındıran bu dekorasyon stili bizlere, renovasyon ürünlerinin ve deniz temalı hediyelik eşyaların ne denli şık olabileceğini kanıtlar nitelikte! Ev Dekorasyonlarında Marina Esintisi Denizcilik konsepti ile hazırlanan ev dekorasyonlarında dekorasyon uzmanları, canlı parlak renklerin yanı sıra marina havasını bütünüyle yansıtan beyaz ve deniz rengi mavinin soft tonlarını kullanmaya özen göstermektedir. Son dönemde, özellikle balkonların, bahçelerin ve yazlık evlerin tasarımlarında kullanılan deniz teması, iç mekan dekorasyonlarımızı da tamamen ele geçirmiş durumda! Deniz temasını yansıtan pirinç ürünler modern ve retro tarzı birleştiren tasarımları ile dekorasyonlara şıklık katan ve evlere marina esintisini getiren kıymetli parçalar olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu modanın en önemli temsilcisi olarak da görebileceğimiz Su Üstünde markası, eşsiz ürünleri ile evinizde Marina esintisini yaşatan öncü firmalardan. Gemi Maketleri ile Tamamlanan Deniz Temalı Evler! Deniz temalı dekorasyonlara sahip olan evlerin…

İmkansızın Masalı: Galata ve Kız Kulesi’nin Aşkı

İstanbul’a ilk geldiğimde böyle Polat Alemdar gibi Kız Kulesi’nin karşısına geçip silüetine adanan efsaneleri dinlerdim. O zamanlar Üsküdar Sahil şimdiki gibi boydan boya yürüyüş alanı değildi. Kulenin karşısına sıralanmış büfeler kıyıyı sedirlerle doldurmuştu. Dönemin tartışmalarında o sedirlerin çok kötü bir görüntü olduğunu söyleyip kaldırılması yönünde çalışmalar başlattılar. Ama ben bayılırdım orada oturmaya. Üzerime bir şal alıp ayaklarımı uzatmak, Kız Kulesini izleyerek çay yudumlamak aşırı mutlu ediyordu beni. Hatta ruhumun en sıkıldığı zamanlarda oraya koşar, kalabalığın arasına karışır, kafa dinlerdim. O bayağılık, herkesin şikayet ettiği kalabalık bana kendimi iyi hissettirirdi. Bu olayı da hiç anlamıyorum zaten. 16 milyonluk bir şehirde yaşayıp, şehrin en ünlü mimarisinin önündeki kalabalıktan yakınıyorsun. Git Bayburt’ta falan yaşa o zaman. Türkiye’nin en az nüfuslu şehri, her şeyden şikayet edenler için biçilmiş kaftan.. Şimdi dümdüz olan o sahil yolu o zaman her köşede sedirleriyle hep kalabalıktı. Bende özellikle bu şehirdeki ilk senemde koşup giderdim dillere destan Kız Kulesi’ni…

Birtakım Eyvahlar Oldu

Şimdi edebi ve içi dolu dolu bir içerik bekleyen okuyucularım varsa ne yazık ki bir miktar üzeceğim onları. Hiç öyle oturup satırlarca bilgi birikimi kusacak bir dönemde değilim. Zaten genel olarak bence bu aralar hiçbirimiz ‘Dur ben bir kendimi geliştireyim’ havasında değiliz. O yüzden bu yazıyla bir durum değerlendirmesi yapmaya geldim. Açıkçası biraz da bloga girip çıkıp duruyorsunuz, yeni yazı olmamasına rağmen oradan oraya atlıyorsunuz. İstatistikleri gördükçe ‘Hani bu gerizekalı yine bir şeyler yazmamış’ diyormuşsunuz gibi geliyor. O yüzden dedim toparlan kızım Ece, ülkede blog okuyan bir avuç insan kaldı zaten, onları da kaybetme. Uzun zamandır doğru düzgün bir içerik yayınlamadım. Doğru düzgün derken Dijital Medya kategorisinde Mondes Business dergisine yazdığım müthiş kurumsal yazılarım yayınlandı ama ben genel olarak okuyucu kitlemi bildiğim için dönüp o yazıların suratına bakmadığınıza yemin edebilirim. Hani şöyle ‘Sevgilinizin sosyal medya hesabını nasıl hacklersiniz?’ başlıklı bir yazı kaleme alsam rekora koşardım eminim. Çünkü böyle şeyler seviyorsunuz…

Covid-19: Yeniden Başlıyoruz

Yaşadığımız son bir senede bireysel ve toplumsal olarak küresel sağlık krizinden kaynaklanan büyük ve hızlı bir değişime tanıklık ettik. Hayatımızın her alanını etkileyen, sonunu göremediğimiz bu değişim süreci yeni alışkanlıkları da beraberinde getirdi. Covid-19 Pandemisinin gölgesinde geçen bir senenin ardından, aşılanma aşamasında hala bu küresel sağlık krizine karşı savaşıyoruz. Yeni normalde, salgın hastalıklarla yaşamaya alışıyor, hayatlarımızın her anını bu krizin çevresinde şekillendiriyoruz.  Toplumsal hayatı yavaşlatan, modern insanın özgürlüklerini kısıtlayan, gündelik yaşam akışımızı derinden sarsan pandemi süreci hepimize olası bir küresel sağlık krizinin karşısında her birimizin tek başına savaş veremeyeceğini hatırlattı. Covid-19 ile birlikte attığımız her adımın bir diğerimizi etkilediğinin farkına vardık. Birlik olmadığımız sürece değiştiremeyeceğimiz bir gücün karşısında yeni kurallarla yaşamaya çalıştık. Pandemi süreci tüm yönleriyle bize, elimizdeki her şeyin sağlığa bağlı olduğunu hatırlattı. Devasa teknolojilerimiz bu virüsün karşısında yetersiz kaldı. Hayatı eve sığdırmak zorunda kaldığımız bu süreç, dijitalleşmenin olağan akışından daha büyük bir hızla yayılmasını sağladı. Öngörülen ancak yeterince…

Lüzumsuz Drama

Bir drama queen olarak söz konusu ilişkiler olduğunda dert dinlemekten nefret ederim. En yakın arkadaşlarımın bile aşk hayatlarına dair hiçbir detayı bilmiyorum çünkü genellikle dinlemediğim için anlatmamayı tercih ederler. İki kişi arasındaki sorunlar bende otomatik olarak bir kusma isteği yaratıyor. Böyle önemsiyormuşum gibi de yapamıyorum çünkü tahammül edemiyorum. Bu durumun temelde daha önceki ayrılık psikoloğu deneyimlerime dayandığını düşünüyorum. Bence bizim toplumuzda bir yalancılık hastalığı var. Arsızız bu konuda. İlişkilerde dürüstlük namına hiçbir şeye sahip çıkamıyoruz. Bunun en genel tanımını da hep ‘Sorun Çıkarmamak’ için söylenen beyaz yalanlarla bahane edip açıklıyoruz. Dürüst olabilsek, tamamen kendimiz olmayı becersek hiçbir sorun kalmayacak aslında. Karşıdaki insana en kötü hallerimizi bile olduğu gibi gösterebilsek, yürütüp yürütemeyeceğimiz ilişkinin daha en başından belli olacak. Ama yok, o lanet olası canım cicim zamanında herkes bir aşka susamış melek oluyor. Sanki cennetten düşüp omzunuza konmuşçasına bir tatlılıklar, hiç böyle hissetmedimler, sen nereden çıkıp geldinler.. Kabul, belli bir süre bende…

Dijital Dönüşüm

Yeniye, değişen düzene ve gelişen teknolojiye ayak uydurma karmaşasının arasından doğan dijital dönüşüm kavramı, özünde yaratıcılığı ve inovasyonu merkez alan bir süreçtir. Özellikle pandemi döneminde toplumsal yapının dijital bilgi ve teknolojilere olan ilgisi bu süreci hızlandırdı ve neredeyse tüm sektörler dijital dönüşüme uyum sağlamaya başladı. Peki aslında çok uzun süredir gündemde olan bu kavram günümüzde neden bu kadar önemli hale geldi? Dünya teknolojinin ışığında hızla değişiyor ve gelişiyor. Artık her türlü bilgiye ve ürüne tek tıkla ulaşabiliyor ve hayatımızı kolaylaştıran bu dijitalleşme sürecini benimsiyoruz. Bugün dijitale uyum sağlayamayan herkes teknolojinin ve yeninin gerisinde kalıyor. Dijitalleşme bireysel olduğu kadar kurumsal ve sektörel alanlarda da yeniliğe kapı araladı. Artık hepimiz mobil uygulamaları kullanıyor, e-ticaret sayesinde kolayca istediğimiz her şeye ulaşıyor ve sosyal medyada gördüklerimizi hayatımızda uyguluyoruz. Bu üretim ve tüketim ağına gelen dijital dokunuş, tercihlerimizden yaşam tarzımıza birçok gelenekselleşmiş davranışımızı değiştiriyor ve yeniye adapte olmamıza olanak sağlıyor. Dijitalleşme ile birlikte tüketici davranışları…

Geç Kaldığım Tüm Teşekkürlerim

Şimdi sen gözlüğünü usulca takıp telefona gömülünce mutfaktaki kanepede, ne yazının başlığı ne de aşağıya uzanan satırlarım gözünü korkutmasın. Neden şimdi diye de sorgulama, iki kaşının arası kırışmasın. Çok değil, 24 senedir söyleyemediğim her şey işte bu yazı. Keşke daha sık söyleyebilseydim ama sevginin söylemeden de gösterilebildiğini ben zaten senden öğrendim. Buse, bir bayram alışverişinde o beğendiğim çantanın aynısını almak istediğinde asılan yüzüme bakıp abla olduğumu hatırlattığında, bir örnek giyinirken bile annem taktığım tokanın rengiyle usulca fark yaratmaya çalıştığında mesela. Heves kırmamak gerektiğini öğrendim. O hiç bitmeyen iş seyahatlerinden döneceğin günü sayarken mavi boncuklu binada, bir sabah ansızın odamın ortasında beliren dört tekerlekli bisikleti görünce öğrendim. Hatırlarsın, renkliydi tekerlekleri. Üçüncü ve dördüncüyü birlikte sökmüştük artık düşmeden sürebildiğimde.. Öğrendim ki eğer istersem, her şeyi yapabilirim. Lahana bebeğim elimde, tavşan terliklerimle Teletabiler’i izlediğim her sabah beni öpüp gittiğin işinde öğrendim. Eğer buzluğumuzda sürekli o sevdiğim dondurma olsun istiyorsam, babam çalışmak zorundaydı. Kuzenlerim…

Navigate